top

örnek hastane afet senaryosu


Hastanelerde afet yönetimi

Dünya son yıllarda birçok afetle karşı karşıya kaldı. Japonya deprem kuşağında yer alan bir ülke olması nedeniyle en çok doğal afet yaşayan ülkeler arasında geliyor. Son olarak Japonya’da 8,9 büyüklüğünde olduğu bildirilen deprem ve depremin ardından gelen tsunami de dünya gündemini oldukça meşgul etti, etmeye de devam ediyor. Sağlık kuruluşları, birçok farklı sektör kuruluşu gibi, kullanıcı hatası, alt yapı yetersizlikleri, mali yetersizlikler ya da yönetimden kaynaklı sorunlar nedeniyle karşılaştıkları olağanüstü durumlara hazırlıksız yakalanabiliyorlar. Ancak, sağlık kuruluşlarının her türden felakete karşı diğer bütün kuruluşlardan daha hazır olmasını beklemek yanlış olmaz sanırız.

Ayşenur Asuman UĞUR

Dünya son yıllarda birçok afetle karşı karşıya kaldı. Japonya deprem kuşağında yer alan bir ülke olması nedeniyle en çok doğal afet yaşayan ülkeler arasında geliyor. Son olarak Japonya’da 8,9 büyüklüğünde meydana geldiği bildirilen deprem ve depremin ardından gelen tsunami de dünya gündemini son günlerde oldukça meşgul etti, etmeye de devam ediyor. Deprem kuşağında yer alan bir ülke olması nedeniyle hem fiziksel hem de psikolojik olarak depreme belki de en hazırlıklı ülke olan Japonya’nın 8,9 büyüklüğündeki bir depremi en az hasarla atlattığı da söylenebilir sanıyoruz. Ama deprem sonrasında meydana gelen tsunami nedeniyle de binlerce Japon hayatını kaybetti. İlerleyen günlerde bu rakamın on binlere ulaşmasından endişe ediliyor. Öte yandan son afetlerin etkisiyle Japonya’daki enerji tesisleri de hasar gördü. Nükleer santralde yaşanan sorunlara bağlı sızıntının insan sağlığını etkileyecek boyutlara ulaşmaması için Japon hükümeti tarafından yoğun bir çaba sarfedildiği günleri yaşıyoruz. Ayrıca bu nükleer sızıntının Japonya’nın sınırlarını aşıp diğer ülkeleri tehdit etmesi de gündemde. Bütün dünyayı ilgilendiren sorun, nükleer santral yatırımı olan bazı ülkelerin her türlü yatırımlarını yeniden gözden geçirdiklerine tanık oluyoruz.

Tayvan, Haiti, Şili depremi ve Türkiye’de 1999 yılında yaşanan Gölcük-Adapazarı depremi dünyanın son yıllarda yaşadığı önemli afetler arasında yer alıyor. Endonezya’da yaşanan tsunami ve geçtiğimiz yıl Pakistan, Avustralya ve Brezilya’da gerçekleşen sel felaketleri de son yıllarda yaşanan büyük afetler arasında gösterilebilir. Bu tarz doğal afetler binler ya da on binlerce insanın hayatını kaybettiği ve insan sağlığını toplu olarak riske atan durumlar yaratıyor. Dolayısıyla da sağlık hizmeti sunmanın ve almanın farklı şekillerde önem kazandığı koşullar yaşanıyor.

Hem dünyada hem de Türkiye’de yerleşik afet bilincinin düzeyi de kimi zaman afetlerin etkilerini artıran ya da azaltan bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Felaketlerin sonucunda en çok ihtiyaç duyduğumuz kurumların başındaysa şüphesiz sağlık kuruluşları geliyor. Afet dönemlerinde hem kamu hem de özel sağlık kuruluşlarının da hiç bir detayı ve varsayımı atlamadan organize bir şekilde sağlık hizmetini sürdürmeleri de oldukça önem taşıyor. Tabii hastanelerin kendi alt yapıları ve sağlıkları iyiyse...

Sağlık kuruluşları, birçok farklı sektör kuruluşu gibi, kullanıcı hatası, alt yapı yetersizlikleri, mali yetersizlikler ya da yönetimden kaynaklı sorunlar nedeniyle karşılaştıkları olağanüstü durumlara hazırlıksız yakalanabiliyorlar. Ancak, sağlık kuruluşlarının her türden felakete karşı diğer bütün kuruluşlardan daha hazır olmasını beklemek yanlış olmaz sanırız.

1999 yılında yaşadığımız Marmara depreminden sonra ülkemizde konuyla ilgili yasa ve yönetmeliklerde ciddi düzenlemeler yapıldı. Hemen her kuruluşun, hastanelerin ve vatandaşın depreme karşı bilinç düzeyi yükseldi. Deprem sigortası zorunlu hale getirildi, deprem çantaları oluşturuldu, yeni yapılan ve yapılacak binaların depreme dayanıklı olması şartı arandı vs...

Depremler ve diğer afetler hastaneleri bekleyen tek tehlike değil. Türkiye’de hem özel hem de kamu hastanelerinde çıkan yangın haberlerini son yıllarda sanki daha sıklıkla duyuyoruz. Bu da hastanelerin kendi sağlıklarının ne kadar iyi olduğu konusunda yeniden ve yeniden düşünmenin gerekli olduğunu ortaya koyuyor. Son yıllarda hastanelerde çıkan yangın haberlerine bir göz atalım:

2009 yılında Bursa Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi’nde çıkan yangında 8 kişi hayatını kaybetti. 2010 yılında İstanbul’un Gaziosmanpaşa ilçesinde özel bir tıp merkezinin çatısında çıkan yangın nedeniyle hastanede zor anlar yaşandı. 2010 yılında yaşanan bir başka yangın haberiyse Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nin çatı katında çıkan yangın oldu. Can kaybı olmadığı bildirildi ama hastanenin yoğun bakım servisi boşaltılmak durumda kaldı. 2011 yılında Sivas’ın Zara ilçesinde bulunan devlet hastanesinde çıkan yangındaysa can kaybı olmasa da hastanede hasar meydana geldi. En son alınan haberlere göre de İstanbul’un Fatih ilçesindeki bir özel hastanenin ameliyathanesinde başlayan yangın yayılmadan söndürüldü. Tüm bu yangın vakalarının nedenleri hakkında öne sürülen hep aynıydı: Elektrik kontağı...

Daha birçok benzer haberi yukarıdaki listeye eklemek mümkün. Yeryüzündeki her yapı gibi hastane yapılanmaları da benzer istenmeyen durumlarla her an karşı karşıya gelebilirler. Hal böyleyken, akla gelen ilk sorunun; sağlık kuruluşlarının yönetimleri, fiziki alt yapıları, personel eğitimleri ve organizasyonlarıyla olası felaketlere ne kadar hazırlıklı olduklarını içermesi şaşırtıcı olmaz...

Aslında sağlık kuruluşlarının afet yönetimi açısından artık çok daha donanımlı ve en azından fikri düzeyde daha hazır olduklarını söylemek yanlış olmaz. Konuyu içeren çalışmalara hem hastanelerin özelinde hem de sağlıkla ilgili bütün çevrelerde rastlanıyor. Türkiye’deki afet organizasyonunun son yıllarda geldiği durum hakkında Türkiye Acil Tıp Derneği’nin (TATD) görüşlerine başvurduk. TATD Genel Sekreteri ve Afet Komisyon Sorumlusu Uz. Dr. Aslıhan Yürüktümen şu bilgileri verdi:

“ ‘Zarar azaltma’ ve ‘hazırlık’ evrelerine yönelik olarak yapılan ve bu çalışma başlıkları altında yer alan ‘Hastane Afet Planları’nın multidisipliner yaklaşım gerektiren afet ve afet organizasyonunun yalnız bir bölümüdür. Marmara depremi tecrübesi sonrasında konuyla ilgili yasa ve yönetmeliklerde ciddi düzenlemeler yapıldı. Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri (UMKE) oluşturuldu. Tüm afet yönetiminin diğer kurumlardan bağımsız başbakanlık çatısı altında toplanması, gerek hastane öncesi gerekse de hastane aşamasında görev alan personelin eğitimi ve kurumların hazırlığı ile ilgili yapılanlar bu süreçte gerçekleşti ve kısmen de devam ediyor.”

Uz. Dr. Aslıhan Yürüktümen’in yukarıda belirttiği “UMKE”yi son yıllarda sık sık duyuyoruz. Marmara ve Düzce depremlerinden sonra gündeme gelen ve 2004 yılında resmi olarak kurulan UMKE, ülkemizde ya da yurt dışında meydana gelen afet ve olağan dışı durumlarda sağlık hizmetleri sunmak üzere kuruldu. UMKE’nin görevleri şöyle belirtiliyor:

“Hastalara/yaralılara aldıkları özel eğitim ve donanımla, olay yerinde, en kısa sürede ve uygun yöntemlerle müdahale ederek gecikmiş kurtarmaya bağlı ölümleri ve kurtarmadan kaynaklanacak ölüm ve sakatlıkları en aza indirmek. Afet veya olağandışı durumlarda imkân ve kabiliyetlerini kullanarak hastalara/yaralılara medikal müdahale yapmak ve kurtarmak. Kurtarılan kazazedeleri, en kısa sürede ileri acil tedavi ünitelerine naklini sağlamak üzere ambulanslara, uygun nakil araçlarına ve görevlilerine teslim etmek. Afetler ve olağan dışı durumlarda diğer sağlık ekiplerinin sunduğu tıbbi yardımların yeterli olmadığı durumlarda ve alanlarda, ekibin kendi donanım, personel ve eğitim olanakları dâhilinde ihtiyaç duyulan sağlık hizmetlerine destek vermek. Olay yeri sağlık hizmetlerinin yönetimi yapmak, triyaj, tıbbi müdahale, nakil hazırlıkları, haberleşme ve kayıt yapmak. Afet birimi ve diğer yerler ile gerekli iletişimi ve bilgi akışını sağlamak. Faaliyetleri kapsamında ilgili kurum, kuruluş ve kişilerle işbirliği yapmak. Gerekli hallerde, yurtdışında meydana gelen afet ve olağan dışı durumlarda sağlık hizmetlerinde görev almak.”

Şüphesiz UMKE gibi bir organizasyonun kurulması 1999’da yaşadığımız Marmara depreminden önce de gerekliydi. Ülkemizin deprem kuşağında yer aldığı, dünyada iklim değişiklerinin yaşandığı sel, toprak kaymaları gibi olayların artık daha sık yaşandığı biliniyordu. Ayrıca her oluşumun alt yapı sorunlarından kaynaklanması olası sorunların yaşanması da beklenir olmalıydı.

Konuyla bağlantılı olarak TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası’nın (İMO) “Türkiye’de Deprem Gerçeği” başlıklı araştırmasında şu verilere yer verildi:

“Türkiye topraklarının yüzde 66’sı, nüfusun yüzde 71’i, toplam belediyelerin yüzde 68’i (1900 adedi) 1. ve 2. derece deprem bölgeleri içinde yer alıyor. Türkiye genelinde Sağlık Bakanlığı’na bağlı toplam 832 hastane bulunmaktadır. Türkiye nüfusunun yüzde 71’inin 1. ve 2. derece deprem alanı üzerinde yaşadığı; hastanelerin de nüfus yoğunluğuna göre dağıldığı düşünüldüğünde, ülkemizdeki hastanelerin çok büyük bölümünün en üst düzeyde deprem tehlikesi altında olduğu söylenebilir.

Türkiye’de sağlık kuruluşlarının 3’te 2’sinden fazlası 1. ve 2. derece deprem bölgesi üzerinde bulunmaktadır. Bu bölgelerde bulunan binaların yalnızca 54’ünün güçlendirme projesi hazırlanmış durumdadır. Güçlendirme imalatı tamamlanan ve yapılmakta olan hastane bina sayısı ise 55’tir ve bu sayılar oran itibarıyla yüzde 1’in altında kalmaktadır.”

Konuyu hastaneler açısından incelemeye aldığımızda ülkemizdeki hastanelerin gerçek anlamda bir afet planı olup olmadığı, ilk akla gelmesi gereken soru... TATD bünyesinde hastanelere afet yönetimi konusunda eğitimler veren Uz. Dr. Yürüktümen genel tespitlerini şöyle sıralıyor:

“Bölgesel farklılıklar olmakla birlikte hem özel hem devlet kurumlarında; gerek getirilen yasal zorunluluklar gerekse de kalite çalışmalarının getirdiği zorunluluk nedeniyle kağıt üzerinde de olsa hastanelerimizin sıklıkla bir afet planı mevcuttur. Ancak uygulamayı değerlendirdiğimizde çok az bölge ve hastanenin belli bir yol kat edebildiğini görmekteyiz.”

2011 yılı itibariyle hastanelerin afet planları ile ilgili oluşturdukları genel tablo Acil Tıp Derneği yöneticisi tarafından yukarıdaki sözlerle özetleniyor.

Elbette hastaneler herhangi bir felaket durumunda yaşanabilecek olumsuzlukları en az indirgemek için bir acil durum planlaması bulunduruyor. Bu planlamalar çeşitli kalite belgesine sahip ya da kalite belgesi alma sürecindeki sağlık kuruluşlarında zaten zorunlu olarak yapılıyor. Ancak konunun önemine uygun ve tam anlamıyla sindirilmiş girişimlerin ne denli hayata geçirilebildiğini de görmek zorundayız.

Hastanelerde afetlere yönelik önlemler hakkında sorularımızı yönelttiğimiz Academic Hospital Entegre Yönetim Sistemi Koordinatörü A. Yunus Sarıyıldız, kendi hastanelerinde bu yönde yapmış oldukları çalışmaları şöyle aktarıyor:

“Hastanemizde Entegre Yönetim Sistemi kurulmuştur. Bu çerçevede; ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi, ISO 14001:2004 Çevre Yönetim Sistemi, ISO 1002:2004 Müşteri Şikayetleri Yönetim Sistemi ve OHSAS 18001:2007 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi işlemektedir. Dolayısıyla bir afet durumunda nasıl hareket edeceğimiz, Acil Durum Yönetimi Prosedür ve Talimatlarında tanımlanmıştır.”

Hastanelerde afet yönetimine yönelik olarak anlaşılan, prosedür ve talimatlar da afet yönetim organizasyonunda görev alacak özel ekiplerin kimlerden oluşacağı ve bu ekiplere ne tarz eğitim verileceği de konunun aynı derecede önemli yanları olarak karşımıza çıkıyor. Afet yönetimiyle ilgili geniş çaplı bir organizasyon kurduklarını belirten Florence Nightingale Hastaneleri Kalite Sistemleri Yöneticisi Nilgün Çakır, böylesi acil durumları içeren çalışmaları hakkında şu bilgileri paylaşıyor:

“Öncelikle herhangi bir afet durumunda yaşanabilecek olumsuzlukları en aza indirgemek için bir planlamamız mevcuttur. Hastanemizde gelişebilecek olası felaket durumları iç ve dış afetler olarak tespit edilmiş ve tanımlanmıştır. Felaket durumları, alınacak önlemleri ve felaket durumunda yapılması gerekenleri içeren kurum genelinde yayınlanmış ve yılda en az 1 defa gözden geçirilmekte olan Acil Durum Planı mevcuttur. Bir felaket durumunda görev alacak özel ekipler oluşturulmuş ve bu ekiplere eğitim verilmiştir.”

Medistate Kavacık Hastanesi Teknik Hizmetler Müdürü Oğuz Yeşiltaş ise hasta ve yakınlarının kaliteli ve güvenli sağlık hizmeti alabilmeleri, çalışanların güvenli bir ortamda faaliyet göstermeleri için; acil durumlarda en kısa zamanda etkin bir biçimde müdahale edebilmek, yetki kargaşasını önleyerek sağlıklı ve bilinçli müdahale sağlamak amacıyla Tesis Güvenlik ve Yönetim Komisyonu’nca şu programları uyguladıklarını belirtiyor:

“Tüm personel yılda bir kez yangın söndürme eğitimi alır ve bu eğitimler sertifikalandırılır. Acil durum eylem planları yapılmış, gerekli görev tanımları ve yetkilendirmeler hazırlanmıştır. Acil durum süreç ve prosedürleri hazırlanarak uygulamaya konulmuştur. Acil durumlara hazırlıklı olmak için de belirli periyotlarda tatbikatlar yapılmaktadır.”

Oğuz Yeşiltaş hastanenin teknik donanımları hakkındaysa şu bilgileri veriyor:

“Hastanemizde acil durumlar için bulunan ekipman ve alanlarımızın tümü bina yönetim ve otomasyon sistemine bağlı çalışıyor. 850 noktalı yangın algılama sistemi, sulu söndürme sistemi, 35 adet yangın dolabı, 80 adet yangın söndürme tüpü, 2 adet elektrikli yangın pompası, 2 adet dizel yangın pompası, 150 ton kapasiteli yangın deposu, 266 m2 sığınak, 2 adet genel yangın merdiveni, 6 adet bina haricine yangın çıkışı, elektronik izlemeli yangın ve duman kapıları, 2 yangın merdivenleri basınçlandırma fanı var.”

Hastaneler olası acil durumlarda çalışanlarını yukarıda da belirtildiği gibi organize ettiklerini belirtiyorlar. Öte yandan hastanelerimizin olası bir afet durumunda hangi teknik donanımlara sahip oldukları da konunun bir başka boyutunu oluşturuyor. Erciyes Üniversitesi Hastanesi Afet Yönetim Merkezi Müdürü Mehmet Yeşiltaş, “afetlere teknik anlamda hiçbir zaman tam olarak hazırlıklı olunamayacağını, çünkü her afet ve beklenmeyen olayın kendi dinamiklerini olduğunu” belirterek mevcut teknik donanımları hakkında şu bilgileri veriyor:

“Hastanemizde yangın ve afet önlemleri ile ilgili son teknolojiyi takip ediyor ve uyguluyoruz. Birkaç örnek vermek gerekirse; hastanelerimiz yerleşkesinde paratoner sistemi yaptırdık. Bu sistem ayrıca yıldırımın topraktan tekrar binamıza dönmesine müsaade etmeyecek şekilde yapılandırılmıştır. Kuru boru (yangın sistemi), yangın söndürme dolaplarımızı yeni yönetmeliğe uygun hale getirdik, kimyevi madde depolarımızı hastaneler dışına aldık, yangın söndürme tüplerimizi yeni nesil sıvı söndürücüler ile yeniliyoruz. Son olarak hastanelerimiz içinde acil tahliye asansörü yapıyoruz. Bu asansör dış cepheden bütün olumsuzluklardan etkilenmeden çalışabilen bir tahliye asansörü olacak.”

Afetlere hazırlık konusunda görüşlerine başvurduğumuz hastane yöneticileri, genelde teknik donanımları hakkında herhangi bir eksikleri olmadığını belirtiyorlar. Her tür istenmeyen olay ve doğal afetler sırasında hastanelerin dışarıdan da kimi hizmetleri alabilmesi gerekiyor. Destek hizmetlerinin nasıl alınacağı bazı hastanelerde ince ayrıntılarıyla planlanmış durumda. Dışarıdan hangi alanlarda destek alacaklarını belirleyen hastanelerin yanı sıra kimi hastanelerse kendi öz kaynaklarını bu alanda yeterli görüyorlar. Nilgün Çakır öncelikle böyle bir durumda kendi kaynaklarımı kullanarak planlama yaptıklarını belirterek şu bilgileri aktarıyor:

“Gerek malzeme temini ve sevkiyatı gerekse hasta transferi öncelikle grup hastanelerimiz kapsamında gerçekleştirilecek durumdadır. Grup genelinde tüm kurumlarımızın ağır hasarı durumunda, acil durum planımızda tanımlanan itfaiye, belediyeler, kamu kurum ve hastanelerinden yardım sağlanacaktır. Bunun yanında TAEK (Türkiye Atom Enerjisi Kurumu)’ten de radyasyon kazaları durumunda destek sağlanmaktadır.”

Erciyes Üniversitesi Hastaneleri Afet Yönetim Merkezi Birim Sorumlusu Mehmet Eskitaş ise bu yöndeki işbirlikçi kuruluşlarını şöyle sıralıyor:

“Alacağımız destek hizmetlerine ilgili planımızda yer veriyoruz. Bu kurumlar arasında Erciyes Üniversitesi Rektörlüğü, Kayseri Valiliği, Afet Acil Durum İl Müdürlüğü, Kayseri İtfaiyesi, İl Sağlık Müdürlüğü ve bağlı ekipleri ve gerekli kamu kurumları var. Ayrıca sivil toplum kuruluşları, AKUT, Kızılay ve afet gönüllülerini de ihtiyaç dâhilinde planımız içerisine alıyoruz.”

Herhangi bir afet durumunda kilit konumda olan hastanelerde güvenliğin sağlanması, elektrik ve su kesintilerine yönelik olarak tedbirlerin alınması hem kuruluşta mevcut bulunan hastalar açısından hem de dışardan gelecek yeni hastalar için oldukça önemli. Konuyla ilgili elektrik ve su kesintileri ve haberleşme anlamında aldıkları tedbirler hakkındaysa Medistate Hastanesi Teknik Hizmetler Müdürü Oğuz Yeşiltaş şu bilgileri veriyor:

“2 adet 900 KVA jeneratör, 10 ton jeneratör yakıtı, 600 ton su rezervi, haberleşme için 10 adet telsiz ve 12 adet güvenlik görevlisi hazır olarak görevlendirilmiştir.”

Academic Hospital “Entegre Yönetim Sistemi Koordinatörü A. Yunus Sarıyıldız ise hastanelerinde bu yönde almış oldukları tedbirleri ise şöyle sıralıyor:

“Yangında kullanılmak üzere her katta merkezi yangın söndürme sistemi, yangın tüpleri mevcut olup sadece yangında kullanılmak üzere 5 tonluk su depomuz vardır. Hastanemizde 400 KVA gücünde dizel jeneratör bulunmaktadır. Bu jeneratör enerji kesintisi halinde 5 saniye içerisinde devreye girip, hastanenin tamamını beslemektedir. Bununla beraber 1 tonluk yedek dizel yakıt depomuz mevcuttur. Jeneratörümüz tam dolu depo ile 24 saat civarında hastanemizin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek güç ve donanımdadır. Afet durumunda su kesintisi halinde hastanemizde 24 saat hizmet verebilecek yeterlilikte 30 tonluk dahili korunaklı şebeke suyu deposu mevcuttur.”

Florence Nightingale Hastaneleri Kalite Yöneticisi Nilgün Çakır ise elektrik ve su kesintileri, güvenlik ve haberleşmeye yönelik olarak almış oldukları önlemlerden şöyle bahsediyor:

“Elektrik ve su kesintisi durumunda alternatif kaynaklardan su ve elektrik kullanım miktarı ve toplam kapasiteye oranı izleniyor ve kaydediliyor. Bu durum bu analizlere göre tekrar gözden geçiriliyor.”

Olası bir nükleer, biyolojik ya da kimyasal kaza ya da saldırıya yönelik olarak hastanelerin ne gibi tedbirler aldığı da farklı bir soru. Belki de son zamanlarda Japonya’da yaşanılan olaylar nedeniyle bu konunun üzerinde hassasiyetle durulması gerekiyor. Özellikle nükleer santrali olan, nükleer santrale komşu olan ülkelerde ve bizim gibi nükleer santral yatırımı üzerine çalışmaları olan Türkiye’de... Şöyle ki Japonya gibi en son teknolojileri kullanan ve üreten bir ülke bile her türlü tedbir alındığı halde maalesef nükleer santrallerindeki sızıntının önüne geçemedi. Şimdilerdeyse bu sızıntı geniş bir coğrafyada insanların sağlığını tehdit ediyor.

Ülkemize baktığımızda hastane afet planı olan her hastanenin olası bir nükleer, biyolojik ya da kimyasal kaza ya da saldırıya yönelik olarak almış olduğu tedbirlerin “Çevre Yönetimi Prosedürü” ve “Acil Durum Yönetimi Prosedürü” çerçevesinde belirlendiği görülüyor. Erciyes Üniversitesi Hastaneleri’nin bu yönde çalışmalarında bahseden Mehmet Yeşiltaş şu bilgileri aktarıyor:

“Nükleer, biyolojik ve kimyasal kazalara karşı önlemlere hastane afet planımızda yer veriyoruz. Özellikle hastaneler için büyük tehdit oluşturan radyasyon kazalarına karşı gerekli önlemlerimiz mevcut. Bu konuda Radyasyon Sağlığı ve Güvenliği kurulumuz çalışmaları yürütüyor. NBC saldırılarda ise Kayseri Valiliği’nin hazırlamış olduğu il afet planı kapsamında üzerimize düşen görevleri yerine getirmeye çalışıyoruz.”

Oğuz Yeşiltaş ise “Medistate Hastanesi’nde bu yönden dekontaminasyon kabini, gaz maskeleri, kimyasal sızdırmaz elbiseler ve kullanımları yönünde personelimizi eğitiyoruz” diyor.

Yukarıda da belirtildiği gibi sağlık kuruluşlarından bir takım örneklerle vermiş olduğumuz gibi kuruluşların kalite standartları ve afet bilinç düzeyiyle orantılı olarak hastane afet planlarını ve bu yönde teknik donanımlarını oluşturdukları görülüyor. Ancak alınan önlemlerin geçerli ve kalıcı olup olmadığına da bakmamız gerekiyor.

Türkiye Acil Tıp Derneği’nin Türkiye genelindeki sağlık kuruluşlarıyla işbirliği halinde bir takım çalışmalar uyguladığı biliniyor. Uz. Dr. Aslıhan Yürüktümen Hastane Afet Planı, “HAP”ın Türkiye’de ne kadar etkin işlediği yönünde tespitlerini şöyle ifade ediyor:

“Teorik eğitimler belli oranda verilmekle birlikte yapılan araştırmalarda ne yazık ki planların sıklıkla kağıt üzerinde kaldığı, düzenli şekilde gerçek ölçekli tatbikatlar yapılmadığı ve ilgili görevlendirmelerin sürekliliğinin sağlanamadığı görülmektedir. Çok az kurum bu konuda rüştünü ispat etmiş durumdadır.”

Uz. Dr. Aslıhan Yürüktümen sağlık kuruluşlarındaki “HAP” ile ilgili düzenlen eğitimlerde elde edilen sonuçlara göre durum değerlendirmesiniyse şöyle yapıyor:

“Kurumumuz 2001 yılından beri düzenli afet eğitimi vermektedir. Sürece bakıldığında afet ve “HAP”a ilişkin farkındalığın giderek arttığını söyleyebiliriz. Ancak yasal düzenlemelere ve konu ile ilgili çalışma yapma konusunda daha başka tetikleyici faktörler olmasına rağmen halen istenen noktada değiliz. 2007-2010 yılları arasında düzenlediğimiz güncel “HAP” eğitimleri verilerine göre hastanelerimizin büyük oranda bir “HAP”a sahip oldukları (%90,6), ancak eğitim verilen kurum sayısının (%51,2) kısıtlı olduğu görülmektedir. “HAP” ayrıntıları sorgulandığında uygulama ve tatbikat yetersizliğine bağlı ciddi zaaflar olduğu gözlenmiştir.”

Uz. Dr. Yürüktümen bu yöndeki önerileriniyse şöyle sıralıyor:

“Hem kamu hem de özel hastanelerde eğitimlerin düzenliliği ve standart şekilde tekrarlanabilirliğinin sağlanması gerekmektedir. Ancak tüm bunlar için öncelikle hastane yöneticilerimizin konuyla ilgili yapılacak hazırlıkların iş yükü ve mali açıdan getireceği olası yüke rağmen önemine inanması sağlanmalıdır.”

Yararlanılan kaynaklar: http://www.ttb.org.tr/odd/index.php?option=com_
content&task=view&id=31&Itemid=47
http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=191110

Afet planları düzenli aralıklarla gözden geçiriliyorAcademic Hospital Entegre Yönetim Sistemi Koordinatörü A. Yunus SARIYILDIZ afet yönetimi ile ilgili olarak hastanelerinde yaptıkları çalışmalarından şöyle bahsediyor:

Hastanemizde herhangi bir afet durumu ile ilgili bir Entegre Yönetim Sistemi kurulmuştur. Bu çerçevede; ISO 9001: 2008 Kalite Yönetim Sistemi, ISO 14001:2004 Çevre Yönetim Sistemi, ISO 1002:2004 Müşteri Şikayetleri Yönetim Sistemi ve OHSAS 18001:2007 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi işlemektedir. Dolayısıyla bir afet durumunda nasıl hareket edeceğimiz, Acil Durum Yönetimi prosedür ve talimatlarında tanımlanmıştır. Hastanemiz deprem, yangın, sel vb. afet durumlarında teknik olarak acil müdahale teçhizatları ve acil müdahale ekipleri bulunuyor. Acil durumlarda kullanılmak üzere; gerekli olabilecek malzemelerin içerisinde olduğu bir bölümü hastane binasının dışında organize ettik. Acil durum ekiplerimiz bu malzemeleri etkin bir şekilde kullanabilecek yetkinliktedir. Kurumumuzda; yangın, ilkyardım, koruma ve kurtarma ekipleri oluşturulmuştur. Ekiplere gerekli eğitimler verilmiş ve herhangi bir afet durumunda nasıl davranacakları konusunda görev tanımlamaları yapılmıştır. Deprem, yangın, sel vb kötü hava koşullarına bağlı olarak yaşanan durumlarda meydana gelen olayın verdiği zarar, kurumun yanıt vereceği kapasiteden daha büyükse, en yakın diğer bir kurumdan lojistik desteği sağlanır. Lojistik destek kapsamında sağlanacak yardımlar şu başlıklardan oluşur:

Malzeme yardımı, gıda yardımı, iş gücü yardımı, iletişim yardımı, barınma yardımı, kurum adına diğer kuruluşlarla ilişki, araç yardımı. Afet durumunda güvenliğe, elektrik ve su kesintilerine yönelik olarak tedbirler alıyoruz. Örneğin acil durum prosedürü çerçevesinde güvenlik açısından her kat için özel hazırlanmış tahliye planı acil çıkış kapısına yönlendirme levhaları ve bu konu ile ilgili tahliye sorumlusu ve kurtarma ekibi belirlenmiştir. Yangında kullanılmak üzere her katta merkezi yangın söndürme sistemi, yangın tüpleri mevcut olup sadece yangında kullanılmak üzere 5 tonluk su depomuz vardır. Hastanemizde 400 KVA gücünde dizel jeneratör bulunmaktadır. Bu jeneratör enerji kesintisi halinde 5 saniye içerisinde devreye girip, hastanenin tamamını beslemektedir. Bununla beraber 1 tonluk yedek dizel yakıt depomuz mevcuttur. Jeneratörümüz tam dolu depo ile 24 saat civarında hastanemizin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek güç ve donanımdadır.

Afet durumunda su kesintisi halinde hastanemizde 24 saat hizmet verebilecek yeterlilikte 30 tonluk dahili korunaklı şebeke suyu deposu mevcuttur. Olası bir nükleer, biyolojik ya da kimyasal kaza ya da saldırıya yönelik olarak hastanemizde hem teknik hem de insan gücü açısından bazı önlemler alıyoruz. Bu tür tehdit ya da saldırılarla ilgili olarak; Çevre Yönetimi Prosedürümüz ve Acil Durum Yönetimi Prosedürümüz çerçevesinde hareket ediyoruz. Sağlık Bakanlığı ile afet yönetimi konusunda koordinasyon içerisinde olduğumuz durumlar bulunuyor. Sağlık Bakanlığı ile İl Sağlık Müdürlüğü aracılığıyla hastanemizde oluşturulan acil durum telsiz sistemi ile irtibat halinde oluyoruz. Bu sistem sayesinde herhangi bir acil durum olduğunda, İl Sağlık Müdürlüğü ile doğrudan irtibat sağlanıyor. Hem Bakanlık hem de kurumunuz tarafında oluşturulan afet planları düzenli aralıklarla gözden geçiriliyor. Gerekli güncellemeler yapılıyor. Hastanenizde afet bilincini oluşturmak için yılda bir defa tatbikat düzenleniyor. Tatbikat esnasında itfaiyeye gerekli bilgi veriliyor.

Herhangi bir afet durumunda personeli bilgilendirmeye yönelik olarak personelimiz için düzenli aralıklarla afetlerde nasıl hareke edilmesi gerektiği konusunda eğitim programları düzenliyoruz. Aynı zamanda hastalarımıza da çeşitli iletişim kanallarıyla afet durumunda nasıl hareket edecekleri bilgisini vermeye çalışıyoruz. Katlarda ve her hasta odasında bulunan acil durum tahliye planları ile hasta ve hasta yakınlarımız da bilgilendiriliyor.

Hastane Afet Planı “HAP”a ilişkin farkındalık giderek artıyor Türkiye Acil Tıp Derneği (TATD) Genel Sekreteri ve Afet Komisyon Sorumlusu Uz. Dr. Aslıhan YÜRÜKTÜMEN’in konuyla ilgili değerlendirmeleri şöyle:

Geçtiğimiz yıllarda yaşadığımız Marmara Depremi tecrübesi sonrası ülkemizde konuyla ilgili yasa ve yönetmeliklerde ciddi düzenlemeler yapılmıştır. “Zarar azaltma” ve “hazırlık” evrelerine yönelik yapılan ve bu çalışma başlıkları altında yer alan “Hastane Afet Planları” multidispliner yaklaşım gerektiren afet ve afet organizasyonunun yalnız bir bölümüdür. Ulusal Medikal Kurtarma Ekiplerinin (UMKE) oluşturulması, tüm afet yönetiminin diğer kurumlardan bağımsız başbakanlık çatısı altında toplanması, gerek hastane öncesi gerekse de hastane aşamasında görev alan personelin eğitimi ve kurumların hazırlığı ile ilgili yapılanlar bu süreçte gerçekleşmiş ve kısmen devam etmektedir. Bölgesel farklılıklar olmakla birlikte hem özel hem devlet kurumlarında gerek getirilen yasal zorunluluklar gerekse de kalite çalışmalarının getirdiği zorunluluk nedeniyle kağıt üzerinde de olsa hastanelerimizin sıklıkla bir afet planı mevcuttur. Ancak uygulamayı değerlendirdiğimizde çok az bölge ve hastanenin belli yol katedebildiğini görmekteyiz. “HAP” bünyesinde yaptığımız çalışmalarda “müdahale” ve “iyileşme” evrelerinden ziyade afet öncesi “zarar azaltma” ve “hazırlık” aşamalarına odaklanmaktadır. Türkiye Acil Tıp Derneği’nin geçtiğimiz dönemlerde tamamlamış olduğu ve ülkemiz için gerçek anlamda bir ilk olan “İzmir İli Sağlıkta Afetlere Hazırlık Programı”ndan örneklendirecek olursak, programda ilk fazda afet organizasyonunda yer alacak sağlık kurum yöneticilerinin farkındalığının sağlanmaya çalışıldığı eğitim toplantıları yapılmıştır. Temel afet kavramlarının ve varsayımlarının aktarıldığı “Tıbbi Acil Durum Yönetimi”, afetlerde hastanelerin organizasyonuna yönelik “Hastane Afet Planlaması” ve afetlere has tıbbi bakım niteliklerinin aktarıldığı “Afet Tıbbı” eğitimleri ikinci fazda verilmiştir. Tüm projenin son fazında gerçek ölçekli tatbikatlar gerçekleştirilmiştir. Temel anlamda bu ölçüde ayrıntılı olmasa da diğer kurumlarca gerçekleştirilen etkinliklere de baktığınızda “HAP” ile ilgili çalışmalar teorik eğitimler, masa başı tatbikatlar ve sonrasında, gerçek ölçekli tatbikatlardan oluşmaktadır. “HAP”larda teorik eğitimler belli oranda verilmekle birlikte yapılan araştırmalarda ne yazık ki planların sıklıkla kağıt üzerinde kaldığı, düzenli şekilde gerçek ölçekli tatbikatlar yapılmadığı ve ilgili görevlendirmelerin sürekliliğinin sağlanamadığı görülmektedir. Çok az kurum bu konuda rüştünü ispat etmiş durumdadır. “HAP”ta düzenlenen eğitimlerde elde ettiğimiz sonuçlara göre; Kurumumuz 2001 yılından beri düzenli afet eğitimi vermektedir. Sürece bakıldığında afet ve HAP’a ilişkin farkındalığın giderek arttığını söyleyebiliriz. Ancak yasal düzenlemelere ve konu ile ilgili çalışma yapma hususunda daha başka tetikleyici faktörler olmasına rağmen halen istenen noktada değiliz. 2007-2010 yılları arasında gerçekleştirdiğimiz güncel HAP eğitimleri verilerine göre hastanelerimizin büyük oranda bir HAP’a sahip oldukları (%90.6), ancak eğitim verilen kurum sayısının (%51.2) kısıtlı olduğu görülmektedir. HAP ayrıntıları sorgulandığında uygulama ve tatbikat yetersizliğine bağlı ciddi zaaflar olduğu gözlenmiştir.

Hem kamu hem de özel hastanelerde eğitimlerin düzenliliği ve standart şekilde tekrarlanabilirliğinin sağlanması gerekmektedir. Ancak tüm bunlar için öncelikle hastane yöneticilerimizin konuyla ilgili yapılacak hazırlıkların iş yükü ve mali açıdan getireceği olası yüke rağmen önemine inanması sağlanmalıdır. Bunun ardından denetlenen ve takip edilen bir sistem içinde başarılı olunabileceğini düşünmekteyiz. Hastalara yönelik bilinçlendirme çalışmaları daha küçük çaplı şekilde kurumsal, bölgesel düzeyde gerçekleşmektedir. Bu grup çalışmaların asgarisi büyük deprem afetinin gerçekleştiği Marmara bölgesinde yapılmaktadır. HAP ile ilgili projeyi gerçekleştirdiğimiz İzmir bölgesi tüm özel ve kamu hastaneleri dışında özellikle Pamukkale, Akdeniz, Erciyes, Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri gibi kamu kuruluşları teorik eğitimlerini aldıktan sonra masa başı ve gerçek ölçekli tatbikatlarına düzenli şekilde devam etmektedir. TATD ilgili kurumlarda yönetici bilgilendirme/hastane ön değerlendirme toplantıları ardı sıra teorik eğitimlerinde, masabaşı tatbikatlarında ve HAP oluşturulması sürecinde eğitimci ekibi ile destek vermiştir. Özellikle İzmir bölgesi hastanelerinin yaptığı tüm ilk gerçek ölçekli tatbikatlarda da eğitimcilerimiz yer almıştır. Saydığımız kurumların bu anlamda HAP oluşturma ve uygulama sürecinde belirgin yol almış durumda olduğunu düşünüyoruz.

Afetlere hiçbir zaman tam hazırlıklı olunamaz Erciyes Üniversitesi Hastaneleri Afet Yönetim Merkezi Birim Sorumlusu Mehmet ESKİTAŞ kurumlarındaki uygulamalarından şu şekilde bahsediyor:

Öncelikle hastanelerimizde afet ya da kazalar oluşmadan önce tedbir alma anlayışına sahibiz. Önceliğimiz risk yönetimi, doğru bir risk yönetimi ile karşılaşacağımız afet ya da kazalara karşı hazır olmamızı sağlıyor. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi olarak hastanelerimizde Afet Yönetim Merkezi birimimiz ve hastane afet kurulumuz var. Hastane afet kurulu yönergemiz hazırlanıyor. Afet yönetim merkezimiz risklerle ilgili raporlarını hazırlayarak, hastane afet kuruluna sunuyor. Kurulumuz ise en uygun önlemleri alıyor ve uygulanmasını sağlıyor. ERÜ hastaneleri olarak afet yapılanmasında çok mesafe aldık ve bu konuda örnek hastane olma yolunda hızla ilerliyoruz.

Afetlere hiçbir zaman tam hazırlıklı olunamaz çünkü her afet ve olayın kendi dinamikleri vardır ve asla spontane olmaz. Eğer verileri doğru alabilir ve iyi analiz edebilirseniz en yakın senaryo ya hazırlık yapabilirsiniz. Bizde birçok senaryo üzerinde duruyor ve yeni senaryolar üretiyoruz. Bu konuda daha önce meydana gelen afet ve olayları çok iyi analiz edip senaryolarımız revize ediyoruz. Yangın ve afet önlemleri ile ilgili son teknolojiyi takip ediyor ve uyguluyoruz. Birkaç örnek vermek gerekirse, Hastanelerimiz yerleşkesinde paratoner sistemi yaptırdık bu sistem ayrıca yıldırımın topraktan tekrar binamıza dönmesine müsaade etmeyecek şekilde yapılandırılmıştır. Kuru boru (yangın sistemi), Yangın söndürme dolaplarımızı yeni yönetmeliğe uygun hale getirdik. Kimyevi madde depolarımızı hastaneler dışına aldık ve yangın söndürme tüplerimizi yeni nesil sıvı söndürücüler ile yeniliyoruz. Yangın ve afet güvenliği ile ilgili gerekli eğitimleri tüm personelimize veriyoruz. Ayrıca hastanelerimiz için acil tahliye asansörü yapıyoruz. Dış cepheden bütün olumsuzluklardan etkilenmeden çalışabilen bir tahliye asansörü olacak. Bizim için riskleri yüksek olan afetlerle ilgili olarak “Hastane Afet Planı” hazırlıyoruz. Afet planımızda küçük çaplı kazalardan başlayarak, riski en yüksek afetlere kadar hazırlığımız bulunuyor ve hazırlıklarımız devam ediyor. Alacağımız destek hizmetleri ile ilgili planımızda yer veriyoruz. Bu kurumlar arasında Erciyes Üniversitesi Rektörlüğü, Kayseri Valiliği, Afet Acil Durum İl Müdürlüğü, Kayseri İtfaiyesi, İl Sağlık Müdürlüğü ve bağlı ekipleri ve gerekli kamu kurumları var. Ayrıca Sivil toplum kuruluşları, AKUT, Kızılay ve afet gönüllülerini de ihtiyaç dâhilinde planımız içerisine alıyoruz. İçme suyunu üniversitenin kuyularından sağlıyoruz. Elektrik kesintilerine karşı üniversitede yedek jeneratörlerimiz bulunuyor. Ayrıca UPS sistemlerimiz de mevcut ve sağlıklı çalışır durumda. Elektriksel yangınlarda ise her katın elektrik sistemine ayrı ayrı müdahale edebiliyoruz. Her kat için ayrı pano sistemine sahibiz. Nükleer biyolojik ve kimyasal kazalara karşı hastane afet planımızda yer veriyoruz. Özellikle hastaneler için büyük tehdit oluşturan radyasyon kazalarına karşı gerekli önlemlerimiz mevcut. Bu konuda Radyasyon Sağlığı ve Güvenliği Kurulumuz gerekli çalışmaları yürütüyor. NBC saldırılarda ise Kayseri Valiliği’nin hazırlamış olduğu il afet planı kapsamında üzerimize düşen görevleri yerine getirmeye çalışıyoruz. Hastanelerimizin afet planı hazırlanıyor. Bu konudaki önceliğimiz ise bu planın yaşayan ve uygulanabilir bir plan olması. Planımız bittiğindeyse önce hastanelerimiz tatbikatı sonra ilimizde yapılması planlanan büyük kapsamlı tatbikatlar ile planımızı uygulamak istiyoruz. Tabi ki gördüğümüz eksiklik ve aksaklıkları da bu tatbikatlar sayesinde gidermeye çalışacağız.

Hastanelerimizde “Yangın ve Afet” konusunda eğitimlerimiz her yıl düzenli olarak yapılıyor. Afet Yönetim Merkezi, çalışanlarımıza yangın ve afet güvenliği konularında hem teorik hem de uygulamalı olarak detaylı bir eğitim veriyor. İhtiyaç duyulduğunda gerekli kurumlardan da destek alınıyor.

Hastanelerimizde çalışan tüm personelimize yıllık planlı eğitimler haricinde de eğitimler veriyoruz. Yangın anında her kat ve birimler için ayrı yangınlara müdahale ekiplerimiz var. Kat kaçış planlarımızı uygun alanlara yerleştirdik ve tüm eğitimlerimizi mutlaka uygulamalı olarak yapıyoruz. Dış cephe acil tahliye asansörü uygulama çalışmalarımız devam ediyor. Bu çalışmamız Türkiye’de ilk ve örnek uygulama olacak. Yatan hastalarımız ve ayaktan tedavi hastalarımız için hastanelerimizde kaçış eylem planlarımız bulunuyor. Yönlendirme levhalarımız, acil aydınlatma sistemimiz uygulanıyor. Kaçış için zeminde kaçış yollarını gösteren soğuk ışık bantlarımız mevcut ses ve anons sistemimizle gerekli yönlendirmeleri yapıyoruz. Son olarak ERÜ Hastanelerimiz Yangın ve Afet Güvenliği konusunda Türkiye’de örnek hastane olarak gösterilecek hale getirmek için çalışmalarımız hızla devam ediyor.

Acil durum planımız yılda bir defa gözden geçiriliyor Florence Nightingale Hastaneleri Kalite Yöneticisi Nilgün ÇAKIR konuyla ilgili şu bilgileri aktarıyor:

Öncelikle herhangi bir afet durumunda yaşanabilecek olumsuzlukları en az indirgemek için bir planlamamız mevcuttur. Hastanemizde gelişebilecek olası felaket durumları iç ve dış afetler olarak tespit edilmiş ve tanımlanmıştır. Felaket durumları, alınacak önlemleri ve felaket durumunda yapılması gerekenleri içeren kurum genelinde yayınlanmış ve yılda en az 1 defa gözden geçirilmekte olan Acil Durum Planı mevcuttur. Bir felaket durumunda görev alacak özel ekipler oluşturulmuş ve bu ekiplere eğitim verilmiştir (sivil savunma eğitim, yangın eğitimi vb.)

Bu ekipler; Güvenlik ve Sabotaj Müdahale, Yangın Müdahale, Deprem Müdahale, İlk Yardım, Elektrik Müdahale, İnşaat Bakım ve Çocuk Kaçırma Müdahale ekibidir. Böyle bir durumda paniğe kapılmadan organizasyonu ve koordinasyonu sağlamak hayati önem taşımaktadır. Buna hazırlıklı olmak için de hazırlanan plan yıllık olarak test edilmektedir. Bu konuda alt yapımızda düzenlemeler yapılmıştır. Bunlar arasında şunlar geliyor; binanın depreme dayanıklılığı konusunda mimari planlama bölümümüz tarafından gerekli kontroller yaptırılmış, deprem bölgesi derecemiz belirlenmiş ve bu dereceye uygun olarak tedbirler alınmıştır. Bu tedbirler arasında şunlar yer alıyor:

Çevredeki binaların kurum için oluşturabileceği riskler değerlendirilmiş ve buna uygun planlama yapılmıştır. Bina dışında sigara içme alanları oluşturulmuştur. Kurumdaki tüm riskler belirlenmiş ve risk azaltma çalışmaları yapılmıştır. Kurumumuzda deprem dışında yaşanan büyük bir felaket olmamasına rağmen basında çıkan felaket haberleri, kurumda yapılan tatbikatlarda tespit edilen eksikler dikkate alınarak sürekli bir iyileştirme yapılmaktadır.

Kurumumuz herhangi bir felaket durumunda öncelikle önleyici, sonra erken uyarı sağlayacak ve oluşan bir felaket durumunda hizmetin aksamasını engelleyici düzenlemelere sahiptir. Bunlar arasında ise şunlar geliyor:

Elektrik kaynaklı tehlikelerin azaltılmasını sağlamak amacıyla kablo izolasyonları sağlanmış olup sürekli kontrol edilmektedir. Kurumuzda elektrikli ısıtıcı, seyyar ısıtıcı ve çoklu prizlerin kullanımı elektrik güvenliğinin sağlanması amacıyla yasaktır.

Medikal tüpler, (oksijen, karbondioksit vb.) depolama koşulları ve kullanıma bağlı hatalar nedeniyle patlama riski taşımaktadır. Bu tüplerin depolandıkları alanda, dik bir şekilde muhafaza edilmesi ve zincirle sabitlenmiş olması sağlanmış bu amaçla uyarıcı levhalar hazırlanarak tüplerin bulunduğu bölümlere asılmıştır.Herhangi bir doğal gaz kaçağı durumunda alarm sistemi mevcuttur. Ayrıca, deprem ve benzeri acil durumlarda sistem otomatik olarak kapanmaktadır. Hastane içinde ve dışında doğalgaz kesme vanaları mevcuttur. Mutfakta doğal gaz alarm cihazı ve emniyet vanası mevcuttur. Doğalgaz vanalarının bulunduğu alanlara herkesin görebileceği doğalgazla ilgili dikkat edilecek hususları belirten uyarı levhaları asılmıştır. Doğal gaz bacalarının periyodik olarak temizliği ve bakımı yapılmaktadır.

Tüm tehlikeli kimyasal maddeler için uyarıcı etiket sistemi geliştirilmiş ve uygulanması sağlanmıştır.

Tehlikeli kimyasal maddelerin uygun dolaplarda ve koşullarda muhafaza edilmesi sağlanmıştır.

Yangın durumunda yayılımını engellemek amacıyla bina genelinde şaft aralıkları yangına dayanıklı malzeme ile kapatılmıştır.

Tüm binada yangın erken uyarı dedektörleri mevcuttur ve bu dedektörler periyodik olarak test edilmektedir.

Tüm bölümlerde yasal düzenlemelere uygun sayıda ve nitelikte yangın tüpü bulunmakta olup periyodik olarak kontrolü sağlanmıştır.

Kurumun yapısına uygun yangın tüpü tüpleri temin edilmiştir. MR uyumlu yangın tüpü gibi

Acil çıkış kapılarımız belirlenmiş ve bu alanlar karanlıkta da görülebilir şekilde işaretlenmiştir.

Acil çıkış kapılarının önünün boş tutulması sağlanmaktadır.

Isı ve duman izolasyonunu sağlayan yangın kapıları mevcuttur.

Acil durumda çıkış için krokiler üzerinde yönlendirme yapılmış olup bu krokiler hasta odaları dahil her alanda bulunmaktadır.

Tüm kurum genelinde yangın alarm butonları ve yangın battaniyeleri mevcuttur.

Acil durumda asansörlerin kullanımı engellenmiştir. Teknik ekip tarafından belirli bir katta kapıları açık sabit kalması sağlanmaktadır.

Tüm riskli alanlar güvenlik kameraları ile izlenmektedir.

Grup hastaneleri olarak herhangi bir afet durumunda öncelikle böyle bir durumda kendi kaynaklarımızı kullanmak üzere planlama yapılmıştır. Gerek malzeme temini ve sevkiyatı gerekse hasta transferi öncelikle grup hastanelerimiz kapsamında gerçekleştirilecektir. Grup genelinde tüm kurumlarımızın ağır hasarı durumunda, Acil Durum Planı’mızda tanımlanan itfaiye, belediyeler, kamu kurum ve hastanelerinden yardım sağlanacaktır. Bunun yanında TAEK (Türkiye Atom Enerjisi Kurumu)’ten de radyasyon kazaları durumunda destek sağlanmaktadır.

Afet durumunda kurum, hasta, hasta yakınları, ziyaretçiler ve çalışan güvenliğinin sağlanması amacıyla bazı düzenlemelerimiz mevcuttur. Bunlar arasındaysa şunlar yer alıyor:

Elektrik kesintisi durumunda yedek jeneratör bulunmakta ve periyodik olarak güç testi yapılarak test ediliyor. Elektrik kesildiğinde acil durum jeneratörleri alarm sistemleri, acil çıkış aydınlatmaları, acil durum iletişim sistemleri acil çıkış işaretlerine de elektrik sağlar. Hastanede 24 saat kullanıma cevap verecek oranda su teminini sağlamak amaçlı 400 tonluk su deposu bulunmaktadır. Su tüketimi günlük olarak kontrol edilerek kaydedilir. Elektrik ve su kesintisi durumunda alternatif kaynaklardan su ve elektrik kullanım miktarı ve toplam kapasiteye oranı izlenir ve kaydedilir. Mevcut durum bu analizlere göre gözden geçirilmektedir. Kurumuzda olası bir nükleer, biyolojik ve kimyasal saldırıya karşı alınan önlemler mevcuttur.

Görevli olmayan personelin ve kişilerin bu bölümlere giriş ve çıkış engellenmiştir.

Tehlike uyarı işaretleriyle bu bölgeler işaretlenmiştir.

Bu alanlardan sorumlu yetkili kişiler, görev tanımları oluşturularak atanmıştır. (Radyasyondan Korunma Sorumlusu, Enfeksiyon Kontrol Ekibi, Tehlikeli Madde Sorumlusu). Bu bölümlerde çalışan personelin koruyucu ekipmanları mevcuttur ve bu ekipmanların kullanımı konusunda eğitim almıştır. Personelin radyasyon doz ölçümü sürekli olarak izlenmektedir. Radyasyon amaçlı kullanılan cihazların kalite kontrolü sürekli olarak yapılmakta ve raporlanmaktadır.

Bu maddelerin dökülme ve saçılması durumunda yapılması gerekenler tanımlanmış ve personel bu konuda eğitilmiştir. Radyoaktif maddenin çalınması ya da kaybolması durumunda olay TAEK ve Polis’e bildirilecektir. Yetkin personel, acil bir durumda radyoaktif maddelerin derhal sıcak odaya taşınmasında ve mümkünse tüm radyoaktif maddelerin kurşun kaplarının içinde muhafaza edilmesinde görevlidir.

Kurtarma işlemi yapacak olan teknik personel, radyoaktif maddelerin saklandığı mekan ve yeri konusunda bilgilendirilir. Hastane yönetimi haberdar edilir. Tehlike durumu ve olağandışı durumlarda kullanılacak radyasyon ölçüm cihazları tanımlanmıştır.

Radyasyonla çalışan bölümlerde acil durumda müdahale edecek ekip tanımlanmıştır. Radyasyon çalışanlarına yılda en az 1 defa radyasyon güvenliği eğitimleri verilmektedir.

Kurumda bulunan tüm kimyasallar tehlike duruma göre (sağlık, yangın, reaktivite, özel tehlikeler) sınıflandırılmış ve tehlike kodlarına gerekli önlemler alınmıştır. Laboratuvar çalışanlarına yılda en az bir defa kimyasal madde güvenliği konusunda eğitim verilmektedir.

Biyolojik bir saldırı ya da salgın durumunda yapılması gerekenler ve iletişim adresleri tanımlanmıştır.

Sağlık Bakanlığı ile afet durumunda özellikle salgınlar konusunda bir düzenleme mevcuttur. Bu durumda hareket tarzı Sağlık Bakanlığı ve kurumun Hastane Afet Yönetim Merkezi tarafından belirlenmektedir. Bu durumda kurumuzda salgın hastalığı olanlar ilk müdahale sonrası devlete bağlı sağlık kurumlarına sevk edilmektedir. Oluşturduğumuz planlar yılda en az 1 defa ve gerektikçe daha sık güncellenmektedir. Güncellemede, o yıl içinde kurumda yaşanan olaylar, kazalar, tatbikat sonuçları ve diğer kurumlarda yaşanan afetler göz önünde bulundurulmaktadır.

Kurumumuzda afet bilincini oluşturmak üzere düzenli tatbikatlar yapılmaktadır. Tüm tıbbi ve idari personel bu konuda yılda bir eğitim almakta ve oluşturulan senaryolar üzerinden her bölümle tek tek tatbikat yapılmaktadır. Tatbikat senaryoları, bölümlerin felaket risklerine uygun olarak yapılmaktadır. Acil serviste ani hasta yığılması, laboratuvarda kimyasal dökülme ve maruziyet, yenidoğanda bebek kaçırma, güvenlikte bomba ihbarı ve sabotaj gibi. Tatbikatlar sonrası mevcut durum değerlendirmesi yapılarak uygunsuzluklar kayıt altına alınmakta düzeltici faaliyet planlanmaktadır. Tatbikatlar ve eğitim konusunda ilgili belediyelerin sivil savunma ekipleri ve itfaiye ile işbirliği sağlanmaktadır. Bu tatbikatlarda acil durum planına uyum da değerlendirilmektedir. Acil durum ekiplerinin olay yerine ulaşım süresi, tahliye süresi, triyaj ilkeleri, tahliye teknikleri gibi.

Afet durumlarında personeli bilinçlendirmeye yönelik aktivite ve eğitimlerimiz mevcuttur Bu aktivite ve eğitimler arasında şunlar yer almaktadır:

Personel işe girişte acil durumlar ve bu durumdaki görev tanımı konusunda eğitime tabi tutulur. Bu eğitim güncellenerek yılda en az 1 defa tekrarlanır. Bu eğitimlerde personele gerçek felaketler ve gelişim hızı video görüntüleri izletilmektedir. Acil durum eğitimleri genel acil durum eğitimine ek olarak bölümlere göre ek özel eğitimler verilir (radyasyon güvenliği, kimyasal madde güvenliği vb.). Tıbbi ve idari tüm personel acil durumda önceliklendirme (triyaj) ilkeleri konusunda eğitilir. Bu konuda oluşturulan pano tüm bölümlerde mevcuttur. Yangın tüpü kullanımı konusunda tüm personel yılda bir defa teorik ve uygulama eğitimi almaktadır. Kurum içi internet ortamında poster ve duyurular hazırlanarak personele iletilmektedir. Bölümlerde görev alan her personel koordinasyon, söndürme, ilk yardım, triyaj ve tahliye görevlerinden biriyle görevlendirilir. Bu görevlendirme tüm bölümlerde pano olarak bulunmaktadır. Bölümlerde acil durum çantaları olup personel bu çantada bulunan ekipmanlar konusunda eğitilir. Her personelin tanıtım kartı ve bu kartın arkasında aşağıda bulunan acil durum kodlama sistemi ve iletişim numarası bulunur.

Hastanemizde afet bilincini oluşturmak için düzenli aralıklarla tatbikat düzenleniyor Medistate Kavacık Hastanesi Teknik Hizmetler Müdürü Oğuz YEŞİLTAŞ hastanelerindeki afet organizasyonu hakkında şu bilgileri verdi:

Medistate Kavacık Hastanesi’nde hasta ve yakınlarının kaliteli ve güvenli sağlık hizmeti alabilmeleri, personelin güvenli bir ortamda faaliyet göstermeleri için acil durumlarda en kısa zamanda etkin bir biçimde müdahale edebilmek, yetki kargaşasını önleyerek sağlıklı ve bilinçli müdahale sağlamak için “Tesis Güvenlik ve Yönetim Komisyonu”nca uyguladığımız programlar arasında şunlar yer alıyor:

Tüm personel yılda bir kez yangın söndürme eğitimi alıyor ve bu eğitimler sertifikalandırılıyor. Kurumda acil durum eylem planları yapılmış, gerekli görev tanımları ve yetkilendirmeler ise hazırlanmış, acil durum süreç ve prosedürleri hazırlanarak uygulamaya konulmuş, acil durumlara hazırlıklı olmak için yapılan tatbikatlar ve periyotları da aşağıdaki gibi düzenlenmiştir:

Tahliye tatbikatı; yılda iki tekrar, Doğal afet tatbikatı (deprem, sel vb); yılda iki tekrar, Yeni doğan çocuk güvenliği tatbikatı; yılda dört tekrar, Tıbbi acil durum tatbikatı; yılda dört tekrar, Hastane güvenliği tatbikatı; yılda bir tekrar, Teknik fiziksel ve kimyasal acil durum; yılda bir tekrar, Kitlesel başvuru tatbikatı; yılda bir tekrar. Tüm tatbikatlardaysa tatbikat plan ve rapor formu, eğitim katılım belgesi hazırlanıyor. Hastanemizde acil durumlar için kullandığımız ekipman ve alanların hepsi bina yönetim ve otomasyon sistemine bağlı olarak çalışıyor. Bu ekipmanlarımızı ise şöyle sıralayabiliriz: 850 noktalı yangın algılama sistemi, sulu söndürme sistemi, 35 adet yangın dolabı, 80 adet yangın söndürme tüpü, 2 adet elektrikli yangın pompası, 2 adet dizel yangın pompası, 150 ton kapasiteli yangın deposu, 266 m2 sığınak, 2 adet genel yangın merdiveni, 6 adet bina haricine yangın çıkışı, elektronik izlemeli yangın ve duman kapıları, 2 yangın merdivenleri basınçlandırma fanı. Deprem, yangın, sel, kötü hava koşullarına bağlı yaşanan durumlarda henüz yeni bir hastane olduğumuz için herhangi bir destek hizmeti almak gibi bir ihtiyacımız olmadı. Ancak afet durumlarında ilgili kurum ve kuruluşlarla (itfaiye, polis, belediye, jandarma, vb.) ile irtibata geçecek yetki ve sorumluluktaki görevlendirilmelerimiz mevcut. Afet durumunda güvenliğe, elektrik ve su kesintilerine yönelik olarak aldığımız tedbirler arasında da şunlar yer alıyor: Afet durumlarında; 2 adet 900 KVA jeneratör, 10 ton jeneratör yakıtı, 600 ton su rezervi, haberleşme için 10 adet telsiz ve 12 adet güvenlik görevlisi hazır olarak görevlendirilmiştir. Olası bir nükleer, biyolojik ya da kimyasal kaza ya da saldırıya yönelik olarak ise hastanemizde, dekontaminasyon kabini, gaz maskeleri, kimyasal sızdırmaz elbiseler ve kullanımları konusunda eğitimli yetkili personelimiz bulunuyor. Afet yönetimi konusunda Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan resmi prosedürlere göre herhangi bir afet durumunda uygulayabileceğimiz koordinasyon planlamalarımız bulunuyor. Tarafımızca prosedür ve talimat güncellemeleri yılda bir kez yenileniyor. Hastanemizde afet bilincini oluşturmak içinse düzenli aralıklarla tatbikat düzenleniyor. Bu konuda itfaiye, polis, belediye, sivil savunma ve jandarma ile konuyla ilgili işbirliği yapılıyor. Herhangi bir afet durumunda personeli bilgilendirmeye yönelik olarak ise “Tesis Güveliği ve Yönetimi Komitesi”nce belirlenmiş olup personele eğitimleri verilmiş olan kurum içi kodlar, genel anons sistemiyle duyuruluyor. Ayrıca tıbbi acil durumlar için hastane genelinde hasta ve hasta yakınları ile personelin kullanabileceği acil durum çağrı sistemi mevcut.

Hastane Afet Planları 6 ayda bir güncellenmektedir İstanbul Sağlık Müdürlüğü Afetlerde Sağlık Hizmetleri Birim Sorumlusu M. Türkay ESİN faaliyetlerini şöyle anlatıyor:

Hastaneler sağlık hizmetlerinin yürütüldüğü kritik tesislerdir. Bu nedenle her türlü afette (deprem, sel, yangın vb.) hizmetlerine devam edebilmelidirler. İstanbul Sağlık Müdürlüğü Afetlerde Sağlık Hizmetleri Birimi olarak ilimizde mevcut bulunan kamu, üniversite ve askeri hastanelerin olası afet durumuna hazırlıklı olabilmeleri için 2007 yılından itibaren “Hastane Afet Planı” eğitimi verilmeye başlanmıştır. “HAP” (Hastane Afet Planı) Eğitim ve Toplantıları kapsamında 61 hastanenin 61 başhekim yardımcısına, zaman içinde ortaya çıkan görev değişiklikleri sebebi ile 34 başhekim yardımcısına daha “HAP” (Hastane Afet Planı) eğitimi verilmiştir. Ayrıca her hastaneden 1 Müdür Yardımcısı, 1 Başhemşire, 1 Kalite Sorumlusu ve 1 UMKE sorumlusu olmak üzere 61 hastaneden 4’er personel, toplam 244 kişi ve askeri hastanelerden değişik rütbe ve görevlerde olan 15 personelde “HAP” eğitimlerine dâhil edilmiştir. 2009 yılında tüm ilde “HAP” eğitimi tamamlanmış olup, hastane afet planı eğitimlerinin; güncellemeler, senaryo alıştırmaları ve tatbikatlar şeklinde sürekliliği sağlanmaktadır. Bu amaç ile İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Afetlerde Sağlık Hizmetleri Birimince her ayın 2. Salı günü Anadolu yakası hastanelerinin, 2. Perşembe günü ise Avrupa yakası hastanelerinin eğitim ve toplantılarına devam etmektedir. Bu toplantılar da hastaneler afet planlarını sunmaktadırlar. Hastane Afet Planının önemli bir basamağı olan tatbikatlar ilimiz hastaneleri tarafından Afetlerde Sağlık Hizmetleri Biriminin gözetiminde yapılmaktadır. Her hastanenin kendi komitesini oluşturması aynı zamanda tatbikat ve senaryolarını geliştirmeleri konusunda çalışmalar sürdürülmektedir. Ayrıca,hastane kalite denetimleri ekiplerinde birer tane de UMKE personeli yer alarak hastanelerin olası afetlere hazırlık süreçleri ve eksiklikleri denetlenmektedir. Birimimizce verilen HAP (Hastane Afet Planı) eğitimleri neticesinde hastanelerde başhekim başkanlığında ve afetten sorumlu başhekim yardımcısının koordinatörlüğünde her hastanenin kendi “HAP” şemasına göre hastane içinde görevlendirmeler yapılmaktadır. 1999 Marmara depreminden sonra İstanbul’daki hastanelere olası bir afet durumunda hazırlıklı olabilmeleri için bütün hastanelere bahçelerine koymaları ve ihtiyaç halinde kullanmaları için bir ya da iki tane UMKE konteyneri verilmiştir. Ayrıca, İlçelerde bulunan Sağlık Grup Başkanlıklarına da (Toplum Sağlığı Merkezleri)İlçe Sağlık Afet Planları kapsamında konteyner dağıtımı gerçekleştirilmiştir. Bu konteynere de konulmak üzere jeneratör, çadır, sedyeler, battaniye, UMKE tıbbi çantaları ve diğer çeşitli medikal malzemeler teslim edilmiştir. Sağlık personelleri için 20 kişilik UMKE kıyafeti de konteynerlere konulmuştur. Birimimiz tarafından hastanelere olası afet durumlarında gerek personel gerekse ekipman desteği verilmektedir. Örneğin, yaşanan herhangi bir elektrik sıkıntısında hastanelerin hizmete devam edebilmesi için jeneratör ve teknisyen desteği verilmektedir. Ya da 2009 yılında İstanbul’da yaşanan sel felaketinde olduğu gibi her türlü arazi şartlarına uygun Unimog kurtarma araçlarıyla müdahaleye gidilmektedir. Afet durumunda ilk 72 saat çok önemlidir. Bu nedenle hastanelerin bu süre zarfında kendi başlarının çarelerine bakabilmeleri için gerek su, yakıt, gerekse gıda stoku bulundurmaları istenmektedir. Bu nedenle ilimizdeki hastanelerin hepsinde yatak kapasitelerine ve büyüklüklerine göre su deposu ve yedek jeneratör mevcuttur. Ayrıca, birimimiz koordinatörlüğünde ve Dünya Bankası işbirliğiyle İsmep projesi kapsamında 30 kadar hastaneye artezyen kuyusu açmak için işlemler başlamıştır. İlimizde özellikle artan nüfus ve yerleşme neticesinde birçok fabrika, imalathane vb. tesis yerleşim yerlerinin merkezinde faaliyet göstermektedir. Ayrıca, merdivenaltı tabir edilen ve kimyasal risk taşıyan üretim yerleri de büyük risk taşımaktadır. İlin jeopolitik konumu gereği transit geçiş yolları üzerinde bulunması, karayolları taşımacılığının hala önemini koruması sonucu tır, tanker ve kamyonların her gün trafikte seyir halinde bulunması da bu konu da özellikle, tankerlerin taşıdığı kimyasal maddeler KBRN kaza riskini arttırmaktadır. Bu nedenle risk taşıyan bölgelerde yer alan hastaneler de KBRN(kimyasal, biyolojik, radyolojik, nükleer) üniteleri kurdurulmaktadır.Ayrıca, Afetlerde Sağlık Hizmetleri Birimi bünyesinde yer alan UMKE (Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri) personelleri KBRN eğitimi almakta ve olası bir durumda sivil savunma ekipleriyle beraber müdahalede yer almaktadırlar. Hastane Afet Planları 6 ayda bir güncellenmektedir. Hastanelerde yılda en az iki kez birimimiz gözetiminde tatbikat yapılmaktadır. Bu tatbikatlar da itfaiye ve sivil savunma ekipleriyle işbirliği yapılmaktadır. 17 Ağustos 1999 depreminden sonra başka deprem olmak üzere yaşanabilecek olası afetlerde iyi eğitilmiş ve ihtiyaca uygun olarak donatılmış gönüllü ekipler aracılığıyla en kısa sürede enkaza yönelik medikal kurtarma hizmetlerinin sunulması, hızlı ve güvenli şekilde yaralı naklinin sağlanması yoluyla afetlerde ölüm ve sakatlıkların kabul edilebilir sınıra çekilmesi amacıyla UMKE kurulmuştur. İstanbul Sağlık Müdürlüğü Afetlerde Sağlık Hizmetleri Birimi tarafından her ay 7 günlük Temel UMKE eğitimleri ile sağlık personellerine Afet Bilinci ve Afet Tıbbı Eğitimleri verilmektedir. Bu eğitim neticesinde göçükten yaralı çıkarma, sıkışmalı araçtan yaralı çıkarma, temel ve ileri yaşam desteği, hasta taşıma teknikleri, afet psikolojisi, afetlere genel bakış, afet ve çevre sağlığı, temel kampçılık, telsiz ve haberleşme, çadır kurma ve jeneratör kullanma gibi dersler teorik ve pratik olarak verilmektedir. Ayrıca, her yıl en az iki kez yapılan tatbikatlarla verilen eğitimler pekiştirilmektedir. Sivil vatandaşlara yönelik olarak da Mahalle Afet Gönüllüleri kapsamında İstanbul’un ilçelerinde bir araya gelen gönüllülere, Temel Yaşam Desteği ve Afet Bilinci Eğitimi verilmektedir. Bir afet durumunda profesyonel ekipler gelene kadar yaralılara ilk önce mahallelinin müdahale ettiği gerçeğinden yola çıkılarak onlara hem Temel Yaşam Desteği ve Afet Bilinci, hem de çadır kurma, jeneratör kullanma gibi uygulamalı eğitimler verilmektedir. Ayrıca, düzenli olarak hastanelere Afet Bilinci, UMKE Tanıtım sunumları, CPR, Hasta/yaralı Sabitleme ve Taşıma Teknikleri Eğitimleri verilmektedir. Özel dal ve tıp merkezleri derneği SABİRKE ile de bir protokol imzalanarak buralarda çalışan sağlık personellerine de afet eğitimi verilmeye başlanmıştır. Afette Rehber Çevirmenlik Derneği ile protokol çalışmaları tamamlandıktan sonra üyelere eğitim verilecek ve yurt içi ve yurt dışı afetlerde beraber görev alınacaktır.

Afetlere İlişkin Acil Yardım Teşkilatı ve Planlama Esaslarına Dair Yönetmelik

BİRİNCİKISIM
Genel Esaslar
Amaç:
MADDE 1- Bu yönetmeliğin amacı, devletin tüm güç ve kaynaklarını afetten önce planlayarak, afetin meydana gelmesi halinde devlet güçlerinin afet bölgesine en hızlı şekilde ulaşması ile afetzede vatandaşlara en etkin ilk ve acil yardımın yapılmasını sağlamak için acil yardım teşkilatının kuruluş ve görevlerini düzenlemektir.
Kapsam:
MADDE 2- Bu yönetmelik, acil yardım hizmetlerini yürütmekle görevli, vali ve kaymakamlar, bakanlık, bağlı ilgili kuruluşlar, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile askeri birlikler ve Kızılay’ın afetten önce yapmaları gerekli acil yardım planlarının ve afet sırasında yapacakları acil yardım hizmet ve faaliyetlerinin gerektirdiği görevleri, işbirliğini, koordinasyonu ve karşılıklı yardımlaşma esaslarını kapsar.

İKİNCİ KISIM
Hukuki Dayanak:
MADDE 3- Bu yönetmelik, 1575/1959 gün ve 7269 sayılı Kanunun 1051 sayılı Kanunla değişik 4 üncü maddesi gereğince hazırlanmıştır.
Sorumluluk:
MADDE 4- Vali ve kaymakamlar, görevli bakanlık, kurum ve kuruluşlar ile askeri birlikler, ilgili mevzuat ve bu Yönetmelik gereğince düzenlenecek acil yardım planları ve acil yardımla ilgili yönergelerle kendilerine verilen görevleri yerine getirmekten ayrı ayrı sorumludurlar.
Afetin meydana gelmesinden itibaren, alınması gereken her türlü acil tedbirlerin alınmasından ve acil yardımların bir emir beklemeden yapılmasından afetin meydana geldiği yerin mülki amiri sorumludur.
Temel ilkeler:
MADDE 6- Bu yönetmeliğin ilke ve esasları dahilinde:
a. Acil yardım hizmetlerini yürütmek üzere, illerde valinin başkanlığında il kurtarma ve yardım komiteleri, ilçelerde kaymakam başkanlığında ilçe kurtarma ve yardım komiteleri kurulur,
b. İl ve ilçe acil yardım planlarının yapılmasından, icrasından ve güncelliğinin korunmasında birinci derecede vali ve kaymakamlar sorumludur. Bakanlıklar ve merkezi kurum ve kuruluşlar ile askeri birlikler bu planların yapılmasına ve icrasına yardımcı olur,
c. Bakanlık, kurum ve kuruluşlarının taşra teşkilatları il ve ilçe planları içinde yer alır, d. Bakanlık, kurum ve kuruluşların merkez teşkilatları ile bölgedeki askeri garnizon komutanlıkları, il ve ilçelere yardımcı olmak üzere kendi görevleri ile ilgili takviye ve destek planları yaparlar,
e. Acil yardım hizmetlerinin planlanmasında, öncelikle ilçe ve/veya il hudutları içindeki kamu kurum ve kuruluşlarının güç ve kaynaklarının kullanılması esas alınır.
f. İhtiyaçların bu kaynaklardan zamanında ve yeterince karşılanamaması halinde sırasıyla:
1. Bölgedeki askeri birliklerden, komşu vali ve kaymakamlardan yardım istenir.
2. Bölgedeki özel kuruluşlardan ve gerçek kişilerden yükümlülükler yolu ile karşılanır.

ÜÇÜNCÜ KISIM
Acil Yardım Planlaması Genel Esasları
Koordinasyon ve İşbirliği:
MADDE 10- Acil yardım planları yapmaktan sorumlu makamlar aşağıdaki koordinasyon ve işbirliğini sağlamakla yükümlüdürler:
a. Bakanlık, kurum ve kuruluşlar kendilerine ait kaynakları en doğru şekilde tespit etmekten ve doğru bilgi vermekten sorumludurlar.
İl ve ilçelerin afet acil yardım planları, yardım sağlamaktan sorumlu garnizon ve askeri birlikler komutanlıklarının planları ile askeri acil yardım planları da vali ve kaymakamlar ile koordineli olarak hazırlanır,
Planlama Temel Esasları:
Plan Çalışmaların Esas Olacak Bilgilerin Toplamak:
MADDE 13- Aşağıdaki bilgiler acil yardım plan çalışmaları için lüzumlu olan genel bilgiler olup, komiteler bu bilgilerden kendi plan ve konularını ilgilendirenleri toplayacaktır. Gerektiğinde, burada belirtilmeyen diğer lüzumlu bilgiler de toplanır.
a. Bölgede etkin olan afetlerle ilgili bilgiler(...)
b. Köy ve mahallelere ait genel bilgiler(...)
c. İl ve ilçe merkezlerine ait genel bilgiler(...)
Toplanan bu bilgi, cetvel, plan, kroki gibi bölümler helinde GENEL BİLGİ DOSYASINDA toplanır. Bu bilgiler yapılacak planlarda esas alınır.

DÖRDÜNCÜ KISIM
İl ve İlçe acil Yardım Teşkilatı ve Görevleri
BİRİNCİ BÖLÜM
İl Acil Yardım Teşkilatı ve Görevlileri Kurtarma Komitesi:
MADDE 14- İl kurtarma ve Yardım Komitesinin kuruluşu, görevleri ve çalışma esasları:
a. Kuruluşu:
Valinin görevlendireceği vali yardımcısının başkanlığında;
Belediye Başkanı,
İl Jandarma Alay Komutanı,
Emniyet Müdürü,
Sivil savunma Müdürü,
Milli Eğitim gençlik ve Spor Müdürü,
Bayındırlık ve İskan Müdürü,
Sağlık ve Sosyal Yardım Müdürü,
Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı İl Müdürü,
Kızılay Temsilcisi,
Garnizon Komutanı veya mahallin en büyük askeri temsilcisinden oluşan “İl Kurtarma veYardımKomitesi” kurulur.
Komitede görevli kuruluş temsilcileri listesi örnek Ek:14 forma göre düzenlenerek dosyasına konulur.
b. Görevleri(...)
11. Acil Yardım çalışmalarının aşağıdaki öncelik sırasına göre yapılmasını sağlar:
-Haberleşmenin temini,
-Ulaştırmanın sağlanması ve trafiğin düzenlenmesi,
-Kurtarma,
-Tıbbi ilkyardım,
-Hasta ve yaralıların hastaneye nakli,
-Yangın söndürme,
-Emniyet ve asayişi sağlama,
-Yedirme, giydirme, ısıtma ve aydınlatma,
-Ölülerin defini,
-Geçici barındırmayı sağlama,
-Enkaz kaldırma ve temizleme,
-Elektrik, su ve kanalizasyon tesislerinin onarımı ve hizmete sokulması
-Karantina tedbirlerinin alınması,
Afet türüne göre bu sırada değişiklik yapılabilir.
İl Afet Bürosu(...)
b. Görevleri:
1. İl ve ilçe acil yardım planlarının onaylanmasını, çoğaltılmasını, ilgili yerlere gönderilmesini ve saklanmasını sağlar,
2. Planlarda olabilecek değişiklikleri izler ve ilgili yerlere bildirir,
Acil Yardım Hizmet Grupları:
MADDE 16- Acil yardım hizmetlerinini yürütmekle sorumlu komite, bu hizmetleri aşağıda belirtilen hizmet grupları ile yürütür:
1. Haberleşme hizmetleri grubu,
2. Ulaşım hizmetleri grubu,
3. Kurtarma ve yıkıntıları kaldırma hizmet grubu,
4. İlk yardım ve sağlık hizmetleri grubu,
5. Ön hasar tespit ve geçici iskan hizmetleri grubu,
6. Güvenlik hizmetleri grubu,
7. Satın alma, kiralama, el koyma ve dağıtım hizmetleri grubu,
8. Tarım Hizmetleri grubu,
9. Elektrik, su ve kanalizasyon hizmetleri grubu.
Hizmet gruplarında görevli kuruluşların temsilcileri listesi ve toplanma yeri, her bir hizmet grubu için ayrı ayrı olmak üzere örnek Ek:15 forma göre düzenlenerek dosyasına konulur.
İlkyardım ve Sağlık Hizmetleri Grubu:
MADDE 27- İlk yardım ve sağlık hizmetleri grubunun teşkili, görevleri, planlaması ve servisleri:
a. Teşkili:
-Sağlık ve Sosyal Yardım Müdürlüğü,

-Askeri Sağlık Kurumları,
-Sosyal Sigortalar Kurumu sağlık kuruluşu,
-Belediye Başkanlığı,
-Nüfus Müdürlüğü,
-Müftülük,
-Diğer kuruluşlar
yetkili temsilcileri.
b. Görevleri:
1. Hafif yaralı ve hastalar için afet bölgesinde ilk sıhhi tedbirleri alır, tedavisi gerekenlerin hastanelere gönderilmesini sağlar,
2. Sabit veya seyyar yataklı tedavi kurumlarında yatak kapasitelerini artırıcı ve tedavi hizmetlerini hızlandırıcı tedbirleri alır,
3. Çevre sağlığı bakımından gerekli bütün tedbirleri alır,
4. Bulaşıcı hastalıkların önlenmesi için gerekli tedbirleri alır,
5. Aşı, ilaç ve tıbbi malzemelerin teminini sağlar,
6. Ölülerin kimliklerini tespit eder,
7. Ölülerin gömülmesi ile ilgili gerekli dini, idari ve fiili işlemleri yürütür.
c. Planlaması:
1. Kuruluşlarca servislerde görevlendirilecek personel, araç ve gereç kadrosunun 12 nci maddenin (l) ve (m) bendleri esaslarına göre tespitini,
2. Yaralı afetzedelere ilk yardımda bulunarak gerekli görülenlerin ilk yardım merkezlerine ve hastanelere taşınmalarını,
3. Afet bölgesinde ilk yardım merkezi kurulmasını,
4. İlk yardım merkezi ve hastanelerin personel, araç ve gereç kadrosu ile lüzumlu ilaç ve tıbbi malzeme cins ve miktarlarını Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığının vereceği esaslar dahilinde tespit ve temin ederek gerekli denetimlerin yapılmasını,
5. İlk yardım merkezlerinin personel, araç ve gereç ihtiyacının öncelikle resmi sağlık kuruluşları ve Kızılay olamk üzere sağlık kuruluşlarından teminini,
6. İl dahilindeki resmi ve özel sağlık kuruluşları ile kimyahane, laboratuvar ve benzeri tesislerin imkanlarını gösteriri listesinin örnek Ek: 12 forma göre düzenlenmesini,
7. Yataklı tedavi kurumlarının hizmet kapasitesini artırabilmek amacıyla:
-iyileşmiş veya evde tedavi görebilecek hastaların tahliyesini,
-Odalarda ve koridorlarda boş yerlere karyola ve şezlongların yerleştirilmesini ve bunların teminini,
-Hastanelerin ihtiyaca cevap vermemesi halinde diğer resmi ve özel binalardan yararlanılmasını,
8. Gerektiğinde, hastane olarak kullanılabilecek bine ve tesislere ait bilgilerin örnek Ek: 13 forma göre düzenlenmesini,
1. İhtiyaç halinde seyyar hastane kurulmasını,
2. İçme ve kullanma suyu temini, dezenfeksiyonu tevzii, laboratuvar tetkiklerine tabi tutulmasını,
3. Her çeşit yiyecek ve içecek maddeleri ile ummumi sağlığı ilgilendiren eşya ve levazımdan gerekli görülenlerin kontrolünü,
4. Bulaşıcı hastalıkların önlenebilmesi açısından çöpler, gübrelik, hayvan ölümü, kanalizasyon ve hela atıklarının zararsız hale getirilmesi, vektör mücadelesini,
5. Aşılama hizmetlerini,
6. Ölülerin kimliklerinin tespiti ile kıymetli eşyalarının toplanarak muhafaza altına alınmasını,
7. Din görevlileri ile tabut, kefen gibi ihtiyaçların karşılanmasını,
8. Mezar yerlerinin tespiti ile gömülenlerin yerlerini belirleyici belgelerin düzenlenmesini,
9. Mezar kazma ile ilgili, personel ve araçların teminini, planlar.
d. Servisleri:
1. İlk Yardım ve Ambulans Servisi
2. Hastaneler Servisi
3. Temel Sağlık Hizmetleri Servisi
4. Ölüleri Tespit ve Gömme Servisi
Etiketler : hastane afet planı örneği ,afet senaryosu ,hastane afet planı ,hastane koruma planı ,hastane afet senaryosu ,hastane tahliye planı ,hasta tahliye planı örnek ,hastane olağandısı durumlar ,afetlerde hastane detay planları ,hastane tesis güvenlik planı ,hastane koruma güvenlik planı ,acil tıbbi müdahale planı olusturmak ,tesis güvenliği planı örneği ,hastane tahliye tatbikat senaryosu örneği ,hap masa basi tatbikati ,
Yazan : admin Tarih : 30/03/2011 Okunma: 7468
Yorum : 0 Facebook da paylaş Facebook da paylaş Yazdır Reyting : 4 (1kişi oyladı)

Benzer Konular

  • Lokman Hekim Hastaneleri halka açılıyor
  • İstanbul Fizik ve Tedavi Rehabilitasyon Hastanesi’nin Ek Hizmet Binası Açıldı
  • NÜKLEER SİLAHLAR KORUNMA, İLKYARDIM & ACİL YARDIM
  • 'Yüzde yüz doğal’ yalanı buraya kadarmış!
  • KİMYASAL SİLAHLAR & İLKYARDIM – ACİL YARDIM
  • Meyve Diyeti Sanıldığı Kadar Masum Değil..
  • Gebelikte Aşırı Beslenme Yetersiz Beslenme Kadar Zarar verir
  • Yorum Ekle

    Yorumlar

    Bu yazı için daha önce hiç yorum yazılmamış!

    SELÜLİT ERİTEN LAHANA KÜRÜ-İBRAHİM SARAÇOĞLU'DAN Sigara anne karnında gelişim geriliğine (IUGG) neden olabilir!

     


    bottom